5 Nisan 2016 Salı

AHMET YEŞİL’S “UNDATED DAIRIES” EXHIBITION AT TAIWAN TAIPEI 101 GALLERY

Ahmet Yeşil, “Undated Diaries 5”, 2015, oil on canvas, 120x80 cm. 

Ahmet Yeşil’s exhibition titled as “UNDATED DAIRIES” will take place at Taiwan TAIPEI  101 GALLERY Cultural between 6-26 April 2016. The exhibition organized with collaboration of the Consulate of Republic of Turkey in Taiwan.

His recent works are detached from any thematic narrative; fully minimalistic works created by plastic and artistic power become semiotic and open pieces. For those who still see ropes and strings in on his canvas, we can say this: In a dictionary, strings and ropes are objects that are associated with bindingness. However, on Ahmet Yeşil’s canvas, these objects are stripped off of their “binding” qualities and turn into tools that offer brand new interpretations in paintings, are images of the artist’s plastic language, and of expression. It’s not the ropes or strings that pull the onlookers into the world of art; it’s the poetic and individualistic compositions of blue, green, purple or red on canvas. Sometimes under the sea or above the waves, sometimes in a desolate forest or in a blue pregnant with shades of green. And this is what the artist wants - to create a deep dialogue between the onlooker and the pictorial image.


Ahmet Yeşil, “Composition”, 2016, oil on canvas, 150x100 cm.

Ahmet Yeşil’s essay Yaratı Eşiğinde Halat Üzerine Notlar (Notes on a Rope on the Verge of Creation) is a manifesto of ropes and strings. He expresses himself as follows:

“Turning into an artistic object through the rope’s identity as an object, the string’s rhythm creates a cosmos together with the rhythm of lice. As this cosmos turns into a plastic language, it adds a unique identity to my art as well. Each moment and emotion in life is an homage to the relationship between the rope’s rhythm and the rhythm of life, shaped by the artist’s intuition and vision. The colors and lights on rhythmic curls of the rope are the reflection of our values. I try to use the objective identity of the rope to express every aspect of life - social, societal, political, economic, ecological and personal -by turning it into the ultimate work of art with plastic and aesthetic values.
The rope and string, through which I adopted the language of the plastic, have stripped off of their objective definition and took over their own narrative.
Each phenomenon in my paintings have a signified in my life. After all, a language for which you cannot form a base is not your language at all. After creating your own plastic language in time, you start a search for technique through which you’ll express yourself. The moment you stop, you invade your own footprints. I haven’t had the luxury to put the time on hold to watch or observe the language of painting. The accumulation of your experiences is just an experiment to start anew. I don’t deny any of my experimentations and am open to the renewal forced upon me by plastic. The will for searching, awareness and reckoning form its own plastic renewal. In my recent works, the rope created its own transformation and power in plastic and image, without having to worry about anything but the painting itself. It’s plainer, more minimalistic. This is also an effort the solve the tension I have between me and life, painting and myself.”

The perfect harmony of rhythm, balance, lyricism, lighting, shadow and bright colors (as if they’re meeting for the first time) in Ahmet Yeşil’s paintings enable onlookers from various cultures to immediately interact with the image. That’s why his pieces have been included in many personal and public collections in many countries, such as Turkey, Germany, the US, Canada, the Netherlands and the UK. Ahmet Yeşil is very active in the art scene for 37 years and opened 105 solo exhibitions, participated in 297 mixed and contest exhibitions, and received 24 awards. His brush strokes are one of a kind. Though he follows closely the fashion movements in the world and in Turkey, he clings to his own reality, developing his art as his brush portrays his longing, passions, excitement, emotions, ideas, pain and joy on the canvas. What needs to be emphasized is that he created an idiosyncratic visual language which can only be defined as “Ahmet Yeşil’s style”.

It’s enough to spend some time in front of his paintings that lure you in with their ordinary naturalness in order to understand, sense and feel Ahmet Yeşil’s art, extra-ordinary plastic language and visual feat. You’ll understand the paintings, and they’ll understand you in return.

FURTHER INFO
Taipei 101 Gallery
http://www.taipei-101.com.tw/
Adres: Taipei 101, No. 7, Section 5, Xinyi Rd, Xinyi District, Taipei City, Tayvan 110
Telefon:+886 2 8101 8800

ummuhankazanc@gmail.com


Ahmet Yeşil, “Undated Diaries 5”, 2015, oil on canvas, 1210x90 cm.

AHMET YEŞİL “TARİHSİZ GÜNLÜKLER” SERGİSİYLE TAYVAN TAIPEI 101 SANAT GALERİSİ’NDE

Ahmet Yeşil’in “TARİHSİZ GÜNLÜKLER” adlı serisinden çalışmalarının yer alacağı sergi, 6 -29 Nisan 2016 tarihleri arasında TAIPEI 101 SANAT GALERİSİ’nde izlenebilir. Türkiye Cumhuriyeti Tayvan Büyükelçiliği’nin işbirliği ile düzenlenen sergi, sanatçının son dönem eserlerinden oluşuyor.

Sanatçının son dönem çalışmalarında tüm tematik anlatım dilinden soyutlanan minimal çalışmalar, plastik dille yaratılan imgesel açık yapıtlardır. Ahmet Yeşil’in tuvalinde, sözlük anlamının ötesinde plastik bir imge olarak yerleşen ip ve halat, maddi dünyadaki bağlayıcı rolünü tamamen kaybeder ve resim düzlemine yepyeni açılımlar sunar. İzleyiciler, ritmik bir akış yüklenen bu imgelere bırakır kendini ve sanatçının kendine has mavi, yeşil, mor ya da kırmızı renklerle tuval yüzeyinde yaratığı şiirsel kompozisyonların içine dalıverir. Denizin altında, dalgaların üzerinde, ıssız bir ormanda, bazen de yeşile gebe mavinin içinde buluverir kendini. Sanatçının istediği tam da budur: İzleyiciyi ve resimsel imge derin bir diyalog içindedir.


Ahmet Yeşil.
Ahmet Yeşil’in, “Yaratı Eşiğinde Halat Üzerine Notlar” isimli yazısı, ip ve halat manifestosudur. Sanatçı kendini şu şekilde ifade eder:

“Halatın nesnel kimliği üzerinden, sanatsal objeye dönüşen ip, halatın kendi ritminin yaşamın ritmiyle beraber yarattığı kozmos plastik bir dile dönüşürken, sanatıma da özgün bir kimlik kazandırıyor. Yaşamda da her anın, duygunun, sanatçının sezgisiyle, görme biçimiyle, halatın ritmik kıvrımlarıyla yaşamın ritmi arasındaki ilişkiye göndermelerdir. Halatın ritmik kıvrımları üzerine düşen, renk, ışık, açık koyu değerler bize ait olanın yansımalarıdır. Yaşama ait sosyal, toplumsal, siyasal ekonomik, ekolojik düzeylerin plastik dille anlatımıdır.
Resmimdeki her olgunun yaşamımda bir karşılığı vardır. Zaten altını dolduramadığınız bir dil size ait değildir. Zaman içinde plastik dilinizi oluşturduktan sonra, kendinizi keşfetmek üzere teknik arayışlara giriyorsunuz. Durduğunuz an kendi ayak izlerinizi işgal edersiniz. Resim dilini izlemek, seyretmek üzere zamanı beklemeye almak gibi bir lüksüm olmadı. Arkanızdaki birikim, yeniye başlamak üzere bir deneyden ibaret. Hiçbir deneyi inkar etmeden, plastiğin dayattığı yenilenmeye açığım. Arayış, bilinç, hesaplaşma iradesi kendi plastik açılımını getiriyor zaten. Son dönem çalışmalarımda ip, resim dışında hiçbir anlatım kaygısı aramadan, plastiğin ve imgenin kendi dönüşümünü ve gücünü kurdu. Daha yalın, daha minimal… Bu elbette benimle hayat, benimle resim ve benimle kendim arasında süren gerilime bir çözüm çabasıdır”.


Ahmet Yeşil’in Manifestosunda belirttiği resim ve hayat arasındaki ilişki, gerilim, çözüm bulma çabasının tuvale yansıması, toplum ile sanatı arasında bir uçurum yaratmaz. Onun sanatı herkese yakındır, herkes kendinden bir şeyler bulur. Ahmet Yeşil resmindeki ritm, denge, lirizm, ışık, gölge ve yeniden tanışıyormuşçasına öne çıkan canlı renklerin kusursuz uyumu birçok farklı kültürden izleyicinin, hızla resim ile ilişki kurmasını sağlar. Otuz yedi yıldır aktif olarak sanat yaşamının içinde olan Ahmet Yeşil, bugüne kadar 105 kişisel sergi açtı, 297 karma ve yarışma sergisine katıldı, 24 ödül aldı. Tam anlamıyla ‘nev-i şahsına münhasır’ olarak tanımlanabilecek bir fırçası vardır. Dünyadaki ve Türkiye’deki moda akımları çok yakından takip etse de o kendi gerçeğinden vazgeçmemiş, yıllar içinde fırça darbeleri ile tuvaline aktardığı özlemleri, tutkuları, heyecanları, duyguları, düşünceleri, acıları, mutlulukları onu nereye götürdüyse, sanatı da o bağlamda gelişmiş, bugünkü gücüne ulaşmıştır. Özellikle ve ısrarla belirtilmesi gereken nokta ise, dünyadaki hiçbir sanatçıyla karşılaştırılamayacak ve Ahmet Yeşil tarzı olarak anılan görsel bir dil yaratmış olmasıdır.

Ahmet Yeşil’in sanatını ve yarattığı sıra dışı plastik dili, görsel şöleni anlamak, duyumsamak, hissetmek için, bütün doğallığıyla sizi içine çeken illizyonist etkiyle yapıtla aranızda kurduğunuz ilişki sizi yapıtın duygusal metaforuna çekmeye başladığını hissedeceksiniz.

BİLGİ İÇİN
Taipei 101 Gallery
http://www.taipei-101.com.tw/
Adres: Taipei 101, No. 7, Section 5, Xinyi Rd, Xinyi District, Taipei City, Tayvan 110
Telefon:+886 2 8101 8800
ummuhankazanc@gmail.com